23 Mart 2015 Pazartesi

Bursa 13.kitap Fuarindan ilk izlenimler

Bursa 13.Kitap Fuarı
Bu hafta Bursa'da olmamız dolayısıyla, buradaki kitap Fuarı'na da gidelim dedik.
Ilk defa çocuğumla birlikte deneyimledim bu ortamı ve biraz da anne gözü ile gözlemledim.


Biz özellikle, YapıKredi, Mandolin ve Pearson'a uğramayı istedik. Tüm standlarda görevli kişiler, çok güler yüzlü ve ilgiliydi. Yapı Kredi yayınlarında iken, "Bekçi Amos'un Hastalandığı Gün" isimli kitabın bu ismini hatırlayamadım, daha ben tasvir etmeden, bir adam ve hayvanlar der demez, karşımdaki kişi hemen anlayıverdi hangisinden bahsettiğimi:)

Bizim özellikle aradığımız kitaplar şunlardı: 

Yavru Ahtapot Olmak Çok Zor
Bekçi Amos'un Hastlandığı Gün
Koyun Russell ve Kayıp Hazine


Oğluma kitap alırken, birdolapkitap.com' a bakmadan edemiyorum. Oradaki yorumları oldukça önemsiyorum ve önerdikleri kitapları alıyorum. Şu ana kadar hepsini çok sevdik. Bizim için kitaplarda en önemli nokta, mesaj kaygısı taşımayan cinsinden olması. Zarife Biliz ile olan röportajda okumuştum şu cümleyi "pedagojinin girdiği kapıdan edebiyat dışarı çıkar". 

İnsan olmanın ve toplumsal yaşamın inceliklerini zaten günlük yaşam içerisinde çocuk görerek öğrenecek, biz ne yaparsak onu yapıyorlar ya. Dolayısıyla, kitap içinde "ellerimizi temiz tutmalıyız", "arkadaşımıza nazik olmalıyız", "ağaçları sevmeliyiz" gibi net cümleler geçtiğinde gerçekten kitaptan soğuyorum. Çocuklar zaten sevgi dolular, onlar sevginin ta kendisiler, Arkadaşlara nazik olma, ağaçları sevmeyi özlerinde taşıyorlar zaten. Bırakalım da, okuduğu kitap onun yaratıcılığını, hayal dünyasını geliştirici, merak uyandırıcı gerçek edebiyat harikaları olsun. Mesaj olacaksa da tuhaf cümlelerle aleni olmasın, hikayenin kendisi öğretsin bir şeyler. O kadar çok tuhaf çocuk kitabı var ki, onca baskıya, harcanan emeğe gerçekten yazık olduğunu düşünüyorum.

Bizim evdeki mini kitaplığımızda oğlumun kitaplarından benim favorim "Eve Dönelim Küçük Ayı". Muhteşem bir anlatım ve kurgusu var.

Yine ne konulara daldım :)
Fuara dönersek...

Bursa 13.Kitap Fuarı
Fuarın enerjisi...

Çocukları daha bir cezbedici bir ortam görmeyi çok isterdim. Kitap fuarları interaktif ortamlar olsa ne şahane olur. Klasik standlarda kitap sergilemek ne kadar tatmin edici ki? Bursa Kitap Fuarı'nın bu anlamda bir enerjisi yoktu. Belki de bizi gittiğimiz saate böyle denk geldi...






Bebekli ziyaretçiler için..

Fuar-Bebek Bakım Odası
Bebekleriyle gelen aileler için, kocaman bir odayı Bebek Bakım Odası olarak ayırmışlar. Fakat içeri girince her şeyi ile düşünülmüş bir düzen aklınıza gelmesin. Sadece bir kaç koltuk ve bir lavabo. Havlu kağıt, alt değiştirme ünitesi gibi basit şeyleri içeren, tatlı resimlerle süslenmiş, samimi ve sıcak bir ortam beklemeyin. Bir ufo konulmuş ama her daim yanmıyor, oda ısısı, holden geldikten sonra buz gibi denecek kadar soğuk.
Fuar-Bebek Bakım Odası
YapıKredi, İşBankası, Mavi Bulut, Pearson gibi yayıncılar kendi kitaplarından birer poster yapıştırıverseler ne hoş olurdu. Belediyenin de odayı biraz daha sıcak ve donanımlı hale getirmesini beklemek herhalde çok büyük bir şey değil diye düşünüyorum.



Bizim için

Oğlum için biraz yorucu oldu, kalabalık ortamlara pek gelemiyor. Fakat 'kitap fuarından kitap alacağız' dediğimiz andan itibaren, oraya gitmeye odaklanmıştı, gidene kadar başka hiç bir şey yapmak istemedi, sonuçta görmüş oldu nasıl bir ortam olduğunu. Biraz daha büyüdüğünde daha farklı bir deneyimi olsun isterim tabi. Ben de pek odaklanamadım kitaplara, aradıklarımıza bakıp çıkıverdik. 

Fakat ne olursa olsun, özellikle bu yağmurlu havada, tüm kalabalıklığına rağmen, gidilebilecek en güzel yer bir kitap fuarı...kısaca uğranacak bile olsa.

Sizce? Kitap fuarları hakkında ne düşünüyorsunuz? Özellikle çocuğunuzla birlikte gittiğinizde neler olmasını isterdiniz, neler beklersiniz?


:)
Sevgi ile kalın. 


Hiç yorum yok :

Yorum Gönder