15 Nisan 2014 Salı

Müzikli Faaliyetler Hakkında 1


    0-3 yaş arasındaki müzikli faaliyetlerin önemi ne kadar büyükse, uygulamada buna verilen önem bir o kadar küçük. Müzik ve çocuk gelişimi üzerine yapılan araştırmaların hepsinde müziğin çocuk gelişimi ve öğrenme ile benlik kavramı üzerinde olumlu etkileri gözlenmiş.

Ritim duygusunun ve sosyal faaliyetin, bebeklerin kişiliklerine ve hayatlarına katkısı ise tartışmasız çok büyük. Diğer yandan, 0-3 yaş grubunda müzikli eğitimin ülkemizde yaygın olmadığı konusu tez çalışmalarına bile dahil edilmiştir.
 Bir süredir, Batuşka Müzik Grubu'nun tanıtım faaliyetleri için, çokça toplantı halindeyim. Bazen kurumlarla, bazen de annelerle birebir görüşüyorum, anket sonuçlarını değerlendiriyorum. Ben de bir kez daha görüyorum ki,

     Bir yaşından küçük bebeği olan anneler, genel olarak, bebeklerinin böyle bir etkinliğe katılması ve anlaması için çok erken olduğunu düşünüyorlar. Halbuki, Batuşka Müzik etkinlikleri tam da bu aylar için özel tasarlanmış sistemlerden uyarlandı. "Sosyal faaliyet için çok erken", "henüz anlamaz o ortamları", "üç yaşından sonra anaokuluna gidecek, orada olacak müzik zaten"...gibi yaklaşımları gördükçe kötü hissetmedim değil açıkçası.

     İngiltere'de, özellikle Londra'da neredeyse her mahallede rastlayabiliyorsunuz bu grup çalışmalarına. Bebekler henüz oturma pozisyonuna geçmeden bile, anneler bir faaliyetten diğerine gidiyorlar. Bu grup çalışmaları, onların haftada iki üç kez katılım sağladığı, günlük rutinlerinin bir parçası olmuş çalışmalar. Bebekler eğlenirken öğreniyor, anne-babalar onları izlerken daha çok eğleniyor, birlikte vakit geçirmenin tadına varıyor ve diğer grup üyeleriyle olan etkileşimin hayatlarına olan etkilerini seviyorlar. Faaliyetlere katılmak, zaman ya da maddiyat açısından kesinlikle lüks değil, çok kolay bir şekilde, gerçek anlamda yaşamlarının parçası.

     Ülkemizde ise bu uygulamalar yeni yeni yer bulurken, katılmak, ancak şanslı iseniz, kolayca gerçekleşebiliyor. İstanbul zaten trafikte kaybedilen zaman ve bunun getirdiği yorgunluk düşünüldüğünde tam bir eziyet. Katılacağımız faaliyet yerinin evimize uzaklığı, trafik yok kabul edilen saatlerde 30dk iken, trafiğin olduğu saatlerde 70 dakikaya ulaşabiliyor. Ayrıca, yollarda, ne zaman, hangi sebeplerle kilitler meydana geleceği belli olmadığından, 30 dakikalık mesafe için, "ne olur ne olmaz" bir saat önceden yola çıkıyoruz. Şimdi bu denklemin içine bebekleri koyalım. Bebek halleri bu belli olmaz; evden çıkmadan önce kakası gelir, emmek ister, uykusu rotarlı gitmektedir, sebebi belirlenemeyen bir gerginliği vardır... Sonuç olarak, hangi anne bütün bunlar eşliğinde, örneğin Pendik'ten Kadıköy'e gitmeye üşenmez? Müzikli grup çalışmasından son derece keyif alan, müziğin bebeğinin hayatındaki yerine özen gösteren bir anne bile üşenir, üşenmese bile, şartlar gerçekten el vermeyebilir.

     Tüm bunları da düşününce, Avrupa ülkelerinde çoğu annenin sahip olduğu standartlara sahip olamadığımıza gerçekten üzülüyorum. Ülkemizde de, keşke, yanı başımızda, bebeğimizle birlikte katılabileceğimiz daha çok faaliyet olsa. Özellikle de yaratıcılığı geliştirmeye yönelik olanlardan...

     Benim bu işe girişme nedenlerim arasında da bunlar var aslında. Gördüklerim ülkemde de olsun istiyorum. Toplumun yaratıcılığı yüksek bireylerden oluşmasının önemini, neleri değiştirebileceğini biliyoruz. Özellikle oğlum doğduktan sonra, her anne gibi, onun geleceğini düşünürken buluyorum kendimi ve her anne gibi okulun yaratıcılığı öldüren bir sistemden oluştuğunu düşündükçe, oğlum ve diğer çocuklar için içim sıkılıyor. Yaratıcılığın gelişmesine en fazla katkısı olan sanat dallarından birinin müzik olduğu ve ayrıca müziğin 0-3 yaş grubuna önemli etkisi olduğu biliniyor. İşte bu yüzden, Batuşka Müzik'in, ülkemiz düzenine minicik katkısından dolayı, benim hayatımdaki rolü çok büyük. Dolayısıyla, Batuşka benim sosyal projem aynı zamanda. Minikler erken aylarda müziğin etkilerinden yararlansınlar diye... Anneler bebekleriyle kendilerini eve hapsetmektense, daha çok biraraya gelsinler, bunu müzik eşliğinde yapsınlar diye... Eğlenmek ve paylaşmak için...

     Bol müzikli günler dileğiyle...
   

4 yorum :

  1. Gerçekten çok doğru tesbitler..
    Kızımla bu tarz bir gruba başladığımızda 15 aylıktı ve 35 aylık olana kadar tam 20 ay Kartal-Bostancı arası her Cumartesi sabahı gidip geldik.
    Hatta bu amaçla aktif olarak araba kullanmaya başladım.
    Düşündüğümde bana engel olacak birçok unsur vardı.
    Yazıda da belirttiğiniz gibi yolun uzun olması, trafik ve park sorunu, hatta tüm hafta çalıştığım düşünülürse haftasonu evde rahat rahat oturmak varken sabah erkenden kalkıp hazırlanmak ve yola çıkmak..
    Ama bebeğimin gelişimini düşündüğümde tüm bu engeller o kadar önemsiz geldi ki..
    Apartman dairesine mahkum, yaşıtlarından uzak, anne,anneanne ve babaanne ile gezmelere giden ufacık bebeklerin sosyalleşmeye hele de anne-babaları ile birlikte sosyalleşmeye herşeyden daha çok ihtiyacı var..
    biz çok faydasını gördük.. bu nedenle bu tarz faaliyetlere her annenin imkanları dahilinde maksimum çaba ile katılmaya çalışmasını yürekten tavsiye ederim.
    sizi de bu güzel oluşumunuz için tebrik ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Diliyorum bu tarz faaliyetler ve sizin bakış açınıza sahip anne-babalar çoğalsın. Batuşka Müzik için de Bostancı'dan sonra farklı semt talepleri oluşmaya başladı, Yeterli sayıya ulaşıp, netlik kazanınca duyuracağım.

      Sil
  2. sen bu konuda çok güzel paylaşımlar yapabilirsin, sana inanıyorum

    YanıtlaSil
  3. Çok teşekkür ederim canım. Ben de inanarak, sevgiyle ve sizlerin desteği ile yola çıktım... Zamanla çok güzel açılımlar olacağı şimdiden kendini gösteriyor.

    YanıtlaSil