6 Mayıs 2014 Salı

Müzikli Faaliyetler Hakkında 2

3 Mayıs dersinden bir an...
     Müzik ve müzikli faaliyetlerin etkisi üzerine yazmaya ara ara devam etmek istiyorum. Okuduğum makaleler ve Londra'da öğrendiklerim gösteriyor ki, özellikle okul öncesi dönem için, özel tasarlanmış müzikli faaliyetlere katılmak eşsiz bir değere sahip.

Bu durum artık evrensel olarak kabul edilmiş. Bu faaliyetler, dünya üzerinde yaklaşık 80 ülkede 0-2 yaş bebeklerle buluşuyor. Hem de bu sistemlerin temelleri neredeyse 40 yıl önce atılmış. Bu iki cümle bile ülkemizdeki eksikliğin büyüklüğünü çok net gösteriyor malesef. Ülkemizde henüz yakın zamanda az bir semtte başladı ve hala Avrupa'daki gibi her semtte olmasını sağlayacak büyük bir talep, bilinçli ve istekli bir aile grubu mevcut değil.

 
 Müzik tam anlamıyla bir etkileşim. Hepimiz artık biliyoruz, bebekler anne karnında iken duydukları müzikleri doğum sonrası dinlediklerinde güven merkezli duygular hissediyorlar. Annenin bebeğine hamile iken söylediği veya dinlettiği şarkılar, anne bebek arasındaki bağı arttırıp, bebeğin kendini daha iyi ifade etmesi gibi olumlu sonuçlar veriyor. Okul öncesi için tasarlanmış müzikli faaliyetlerin bebeğin duyusal, bilişsel gelişimi üzerine çok olumlu etkileri tüm dünyada konuşuluyor. Dahası, sınıf içerisinde birlikte yapılan bu faaliyetler, dikkat yeteneğini son derece geliştiriyor. Bu da tüm öğrenme hayatına yansıyacak bir etki :) 

     Bu olumlu etkiler daha ayrıntısı ile çokça makalede ve üniversite tezinde mevcut. Benim en sevdiğim etkisi ise müzikli grup çalışmalarının çok harika bir sosyal etkileşim yaratması. Sınıf içerisinde bebeklerin halleri, birbirleriyle olan etkileşimleri.. öyle tatlılar ki. İlk geldikleri derste, ortama karşı biraz çekingen oluyorlar haliyle, fakat zamanla alışıp, tadına varıyor hatta oyunları yönlendirmeye başlıyorlar. Oyuncakları veya ritim aletlerini birbirlerinin elinden almaya çalışmaları, çekiştirmeleri bile, anne babalara olumsuz gibi gözükse de, aslında müthiş bir durum. Ayrıca, zamanla, bebekler sistemi anlayıp, sıra beklemeyi de öğreniyorlar. 

     Sevdiğim diğer önemli etki ise özgüven. Sosyal etkileşimin ve müziğin en önemli getirisi. 0-2 yaş arasında temelleri atılan özgüven, bu dönemde çok kolay kırılabilen bir yön. Kendine güven ve hayata güven duygusunun bebekte sağlamlaşması için yapacak, dikkat edecek çok şey var gerçekten de.

     Sonuç olarak, Batuşka Müzik'in amacı bebeklere öncelikle müzik öğretmek değil, onların müzik aracılığı ile çevrelerini keşfetmelerine, gelişmelerine katkı sağlayacak renkli bir fırsat sunmak. Yaptığım müzik grup faaliyetlerine ilgi her geçen gün artıyor ve ben her dersten sonra kendimi çok iyi hissediyorum. Hem yaratılan etkinin verdiği güzel bir his hem de sonunda hayalimin işini yaptığım için duyduğum tatmin bir arada. Dilerim herkes sevdiği işi yapabilmek için en iyi fırsatlara kavuşsun.

Sevgiyle kalın,
Burcu Yazıcı

4 yorum :

  1. Burcu'cum benim hep yapmak istedigim seylerden biri bu tebrik ederim harika bir yaklasim. Ben gectigimiz aralikta American Public University Cocuk ve Aile Gelisiminden mezun oldum ve cocuk gelisiminde bize vurgulanarak ogretilen sey ise 4 ana temel gelisim (sosyal,duygusal, fiziksel ve zeka gelisimi) ve bunlarda birbirine bagli olarak calisiyor. Yani birini eksik yap hemen digeri etkileniyor. Simdi senin calimana gecelim bir tasla 4 kus vurmak gibi birsey ornegin sosyal faaliyetle cocuk toplumdaki yerini buluyor buda cocugun oz guvenini artiriyor ve surkli hareket ettigi icin kaslar gelisiyor buda beyindeki kaslarin gelismesini etlkiliyor ve bu nedenle zeka duzeyinde artis gorunuyor...Harika bir deneme tebrik ederim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu harika ve anlamlı katkın için teşekkür ederim.

      Sil
  2. doğru yoldasın arkadaşım :)

    YanıtlaSil