10 Haziran 2015 Çarşamba

DOWN SENDROMLU ÇOCUKLARI SEVGİ İLE RİTME DOLAYISIYLA NEŞEYE DAVET EDELİM

Gooyke Van der Scoot
Geçen ay, Sevgili Gooyke van der Schoot un verdiği, travmatik, Otistik ve Down Sendromlu çocuklar için müzik terapisi seminerine katılmıştım. Gooyke Hollandalı bir müzik terapisti, eğitmen ve müzisyen. Şimdi onun anlattıklarından, kendisinin de izni ile Down Sendromu ile ilgili bir kaç ayrıntıyı sizinle paylaşmak istiyorum. 


DOWN SENDROMU

Öncelikle ne olduğuna kısaca bir bakalım :

Vücut hücresinde fazladan bir kromozom bulunuyor ve Down Sendromu ortaya çıkıyor. Yani genetik bir durum. Fakat, kesinlikle bir hastalık değil! Kalıtsal bir durum da değil. Irk, cinsiyet, yaşadığımız coğrafya ne olursa olsun Down Sendromu'nun ortaya çıkabiliyor. O fazladan kromozomun neden olduğu henüz bilinmiyor. 

Fakat bilinen bir şey var : Down sendromu yaşayanlar çok farklılar ve toplum onlara hasta, eksik, duygusuz muamelesi yapıyor. Ülkemizde her sene 1500 bebek down sendromlu doğduğu söyleniyor. Onların karakterlerine baktığımızda belki de bize bu dünya ile ilgili bir şey anlatmaya çalışıyorlar. Çocuklardan özellikle de bu özel çocuklardan öğreneceğimiz çok şey var.  

FARKLI ÇOCUKLARIN ÖZELLİKLERİ

Fiziksel özellikleri konusunda hepimiz az çok bilgi sahibiyiz. Seminerde öğrendiğim diğer özelliklerinden bahsetmek istiyorum burada. 

Doğa ile bağlantıları güçlü.
Sosyal zekaları çok gelişkin.
Bu çıkar dünyası dedikleri hayatın tam zıttında yaşıyorlar. 
Son derece insancıl bir yapıları var.
Taklit yetenekleri çok sağlam.
Çoğu kişinin düşündüğünün aksine yaşam duyuları çok kuvvetli.
Fazlasıyla duygusallar. 
Astral beden ve eter beden arasındaki bağlantı çok kuvvetli değil, bu yüzden çok açıklar, kendilerine dönük değiller.
Yani, bütün bu özellikler dışarıdan çok güzel, fakat onlar herşeyi öyle yoğun hissediyorlar ki, yaşam onlar için çok ağır. E toplum da daha ağır hale getirmek için elinden geleni yapmış bugüne kadar.

NE YAPMALI

Halbuki, diğer çocuklarla aynı okullara gitmeleri çok önemli. Çünkü zaten, çoğunlukla, farklılıkları 10-12 yaşından sonra hissediyorlar. 

Ve tabiki, ritim onların hayatında çok fark yaratıyor.
Daha çok harekette olmaları önemli.
Onları dans ile birlikte ritme ve neşeye davet etmeli.

Aslında hepimizin öyle değil mi? 
Hareket duyumuzun iyi gelişmiş olması bizi daha çok neşeye sevkediyor. Bedenimiz esnek olduğunda, esnek de düşünüyoruz ve yeni zor durumlarla daha rahat başa çıkabilmemizi sağlayan da bu.

Bir de, her şeyden önce sevgi, sıcaklık güven ortamına ihtiyaçları var. Her çocuk gibi!

İşte böyle notlar...

Çok şükür ülkemizde de bu konuda bir gelişim var. Gönüllüler, dernekler, farkındalık için yapılan faaliyetler... Tabiki hiç durmadan hep gelişmeye büyümeye ihtiyacı olan bir alan.

Daha çok bilgi edinmek veya gönüllü olmak isterseniz aşağıya linkler koyuyorum.

Değişim bizde başlıyor. Biz bilgi edinirsek, çevremizdekileri de bilgilendirebiliriz ve bu böylece tüm ülkeyi sarar gider. Down Sendromlu çocuklar, diğer tüm çocuklar gibi yetenekli, yaratıcı ve onların da gelecekleri var, biz engel olmazsak... Ne zaman hangimizin bu durumla karşılaşacağı belli değil. 


Down Sendromu

https://www.youtube.com/watch?v=y9dAx0UWLtY
Dost Yaşam Down Sendromu Vakfı Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu oyunlarını başarı ile sergiliyor :)

http://www.dostyasam.org
http://www.downturkiye.com
http://www.dsmig.org.uk/
http://ulusaldown.com/




Hiç yorum yok :

Yorum Gönder