3 Haziran 2015 Çarşamba

ŞEKER KANSERE DÖNÜŞÜYOR...ÇOCUKLAR NEREYE?


Yediklerimiz karakterimizi ve ruhsal durumumuzu da etkiler

Bizim yediğimiz içtiğimiz şeyler çok çok önemli diyoruz. Gazlı içecekler, kimyasal yüklü hazır gıdalar vücudumuzu kirletiyor.  Peki ruhumuz, zihnimiz ve bedenimiz birbirleriyle ilişkili halde çalıştıklarına göre ne oluyor? Kötü gıdalar sadece vücudumuzu kirletmekle kalmıyor, bizi daha mutsuz yapıyor.

Hep daha mutlu olmak istiyoruz.
Çocuklarımız hep mutlu olsun istiyoruz.

Peki şekerden, hazır gıdadan, gazlı içeceklerden ne kadar uzak duruyoruz?
Peki çocuklarımız?


Gazlı içecek ve hazır gıdaya son verdik, sıra şekerde

Ben şekerden uzak duramadığımı itiraf etmeliyim. Acayip tatlı düşkünü biriyimdir.
Kendime engel olmaya çalışıyorum, bazen oluyorum. Fakat hayatımda tatlı önemli bir yer kaplıyor :(
Gazlı içecekleri ise 10 sene olmuştur, içmiyorum. Son bir kaç senedir meyve sularını da içmiyorum.

Oğlumu tatlı ile tanıştırmadık... Ne kadar geç o kadar iyi felsefesi ile hareket ettik Cem ile birlikte.
Deniyordu ki, şekerin tadını aldıktan sonra damak tadı anında değişir ve daha çok yemek seçmeye başlar.
Batu 2,5 yaşında...geçen aylardan birinde tatlının tadına baktı. Ondan sonra, ne zaman tatlı görse yiyen, hep tatlı isteyen bir çocuğa dönüşmedi. 2 yudumu geçmez yediği...sadece merak eder...
Fakaaat, gerçekten o zamandan beri yemekleri ayırt eder oldu.

Kola, meyve suyu, jelibon, bisküvi, şekerleme...bunlar yok hayatımızda. Batu bir başka çocuğu yerken gördüğünde, neden yemediğimizi anlatıyoruz ve gayet iyi anlıyor.



Dış etkenler

Fakat, diğer yandan, bazen bununla mücadele etmek yorucu oluyor.

Mesela: restoranda, kafede, dükkanda...müşteriye jest olsun diye, gelen ailenin çocuğunun eline şeker tutuşturmak da nedir?
Anaokullarında, ödül maması adı altında çikolatalı gofret vermek de nedir?
Peki ya, parka bisküvi şeker getirip bütün çocuklara dağıtmaya çalışan aileler?


Bu gıdalar ile Kanser ilişkili ve giderek daha çok insanı sarıyor.

Geçenlerde bir röportaj yayınlandı. Başlığı şöyle : Aileler çocuklarını "zehirliyorlar".

İngiltere Sağlık Servisinden Simon Stevens dikkat çekiyor.

Şeker bu dönemin sigarası gibi. Gizli gizli ilerliyor. Kanser vakalarının çoğunun çok sigara içmekle ilişkisi vardı, oysa artık kanserli vakaların obezite ile daha çok ilişkisi var. Çocuklarımıza meyve suyu, asitli içecekler, gofret ve şekerlemeler vermekten uzak durmalıyız. Bir şey atıştırma ihtiyacı hissedildiğinde, doğadan gelen 2 dilim elma en güzelidir ve tabiki su.

O halde,

  • Anaokulları şu ödül maması olayına son verse. çocukların doğumgünü partilerinde meyveden pasta yaptırılsa.

  • Parka abur cubur, cips, kraker bisküvi yerine meyve, kuruyemiş, salatalık vb getirilse...doğadan..

  • Hiç kimse, cocacola nın hayatın özü ile yaptığı reklamlara aldanmasa.
  • Paketler üzerinde %100 doğal, bol vitaminli, katkısız gibi ifadeler gerçeğin ta kendisi değil. Kandırma politikasına bir son verilse...
  • Ben de artık ev yapımı da olsa bu tatlıları yemeye bir dur desem.













Hiç yorum yok :

Yorum Gönder